Kafkasör Yaylası

Kafkasör Yaylası

kafkasör yaylası

Kafkasör Turizm Merkezi

Artvin’in güneybatısındaki yaylaya 10 km. asfalt yolla ulaşılmaktadır. Yayla 1250 m. yükseklikte olup görülmeye değer güzelliktedir. Altyapı hizmeti götürülmüş olan yaylada Belediye tarafından yaptırılan 10 adet 80 yatak kapasiteli bungalovlar bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayının son haftasında düzenlenen ve üç gün süren boğa güreşleri, yöre halkı tarafından yoğun ilgi görmekte ve festival havasında geçmektedir. Yaylada; Cıskaro, Yalnızhasan ve Acısu diye adlandırılan şifalı sular bulunmaktadır


Kafkasör Turizm Merkezi (Kafkasör Yaylası) Ulaşım : Artvin'in güney-batısındaki yaylaya 10 km. asfalt yolla ulaşılmaktadır

 Geleneksel Kafkasör Festivali ve Boğa Güreşleri      -Haziran ayı son haftası (4 gün)  

Kafkasör Yaylası, her yıl haziran ayının son haftası gerçekleştirilen Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali´ne ev sahipliği yapar. Festival çerçevesinde boğa güreşleri, karakucak güreşleri, folklor gösterileri, müzik şölenleri düzenlenir. Özellikle boğa güreşleri birçok yerli yabancı turisti bu yaylaya çeker. Ayrıca festivalde çevre ilçe ve köylerden gelen halk şairlerinin sazla birlikte yaptıkları atışmalar da ilgiyle izlenir. Çocuklar ve gençler için masa tenisi, futbol, basketbol ve diğer oyun alanları bulunuyor. Yaylada orman içinde yürüyüş yapmak da son derece faydalı ve keyifli.

 BOĞA GÜREŞLERİ

Boğa güreşi denilince akla İspanya’daki boğa güreşleri geliyor, ama Kafkasör'deki güreşlerin İspanya'daki ile ilgisi yok. Çok daha insancıl bir şekilde düzenlenmekte.  Orada matadorlar tarafından boğalara âdeta işkence yapılırken Kafkasör’deki güreşlerde sadece boğalar karşı karşıya geliyorlar. Kafa kafaya verip boynuzlarıyla birbirlerini ittirip galip gelmeye çalışıyorlar. Boğalar yaylaya çıktıklarında aralarındaki lideri belirlemek için zaten fıtrî olarak bu güreşleri yaparlarmış. Bunun benzerlerini yaban hayatını anlatan belgesellerde görmek mümkün. Bazı yabanî hayvanlar sürü liderini belirlemek için bu şekilde güreşiyorlar. Artvinliler bunu arenada bir organizasyon çerçevesinde gerçekleştiriyorlar. Sloganları “Boğaları güreştirerek barıştırmak.” Güreşlerde veteriner bulunuyor. Birbirlerini yaralamaması için boğaların boynuzları törpüleniyor. Protez boynuza izin yok, şike sayılıyor. Ama zaman zaman yaralanmalar oluyor. Galip gelip bir üst tura çıkan boğalar yaralandığı takdirde bazen sahipleri tarafından güreşlerden çekiliyor. Sahipleri boğalara çok ihtimam gösteriyorlar. Âdeta bir çocuk gibi bakıyorlar. Yemeleri, içmeleri, tımarları neredeyse kusursuz. Bazı boğalara bazen daha önce yenildiği boğayla güreşmezlermiş. Söylenenlere göre kardeşiyle yada babasıyla güreşmeyen boğalarda oluyormuş. Bir boğa en küçük kaçma hareketinda mağlûp sayılıyor. Hakemler çok tecrübeli, kararlarına kimse itiraz etmiyor. Güreşler; deste, ayak, küçük orta, büyük orta, başaltı ve baş olmak üzere 6 katagori de yapılıyor.  Arena 24 saat izleniyor. Para ödülü dışında esnaflar da ödül veriyorlar; dereceye giren boğaların 1 yıllık fındık fıstık ve üzüm masrafını karşılıyorlar. Boğalar arenaya niçin çıktıklarını biliyorlar. Peşrev anlamındaki ısınma hareketleri var. Ön ayakları ve boynuzlarıyla yeri sert bir şekilde eşeliyorlar. Arenada birbirlerini tartıyorlar. Uzun süre güreşmeden arenada durdukları da oluyor. O takdirde boğa sahiplerinden boğalarını teşvik etmeleri isteniyor. Sahipleri boğalarıyla konuşuyorlar ve âdeta ikna etmeye çalışıyorlar. Konuşmanın fayda etmediği durumlarda ise boğalarını itekliyorlar. Ama boğa istemediği takdirde bunların hiçbir faydası olmuyor. Yani anlayacağınız herşey boğaya bağlı. Boğaların insanlarla olan ilişkileri de son derece ilginç. Bazı boğalar arenaya girdiklerinde ya da güreşi kazandıklarında seyircileri selâmlıyorlar. Boğalar insanlara bilerek pek saldırmıyorlar. Hatta zaman zaman seyircilere yanaşıp kendilerini sevdiriyorlar. Çok duygusal hayvanlar. Güreşi kaybedince ağlayan boğalar bile oluyor....

 Yorumlar